Uzun süreli reflü hastalığının yol açabileceği ciddi sorunlar var mı ?
Kategori : Soru-Cevap 14-08-2010 02:12Nadir de olsa evet ,çok ciddi problemler var !
Yutma borusundaki sürekli tahriş sonucunda burada hareketlilik azalması söz konusu olabilir ve bu da yutma güçlüğüne yol açabilir. Yutma borusu normal şartlarda kurşun bir boru gibi değildir ve yutma işlemi de tamamen pasif bir hareket olmayıp salt yer çekimi etkisi ile gerçekleşmez. Yani kendine ait bir dizi hareketlilik özelliği vardır yutma borusunun ve bu sayede bizler yatar pozisyonda bile, yutma borusunun tıpta « peristaltizm » denilen yılankavi hareketliliği sayesinde lokmaları yutabiliriz. Uzun süreli reflü, kronik yaralanma süreci neticesinde yutma borusunun hareket özelliğinde ciddi azalmaya yol açarak, özellikle katı gıdalara karşı yutkunma güçlüğüne yol açabilir. Daha ileri olgularda ise ; yaralanma/iyileşme kısır döngüsünün ardından « skar » yani nedbe dokusu gelişerek yutma borusu kısalabilir ve hatta alt ucunda darlık gelişip kişi katı gıdaları tamamen yutamaz hale gelebilir. Bu durumlar artık standart laparoskopik anti-reflü ameliyatlarının uygulanamayacağı çok geç komplikasyonlardır.
En korkulan komplikasyon ise ; sürekli tahriş altında kalan yutma borusu alt ucunda kanser gelişimidir. Bu gerçek bir risktir ve sürekli reflü çok uzun dönemde kanser riskini hatırı sayılır oranda yükseltir. Böyle bir riskden söz ederken ; milyonlarca kişide bulunan bir hastalık olan reflü ile ilgili olarak aşırı bir korku da yaratmamak gerekmektedir. Şunu vurgulamak gerekir ki ; her reflü hastası tabi ki kanser olmamaktadır. Yani ortadaki ilişki sigara içmek ile akciğer kanseri gelişimi arasındaki gibidir. Sigaranın akciğer kanserine yol açabildiği kesin olmakla birlikte her sigara içen kansere yakalanmamaktadır. Öte yandan akciğer kanseri gelişen ve yıllarca tütün kullanmış kişiler ; sigara kesin ve net bir risk faktörü olduğundan A.B.D. de sigara şirketlerini dava ettiklerinde milyonlarca dolar tazminat alabilmektedirler.
Ancak uzun süreli reflüsü bulunan bir hastada yutma borusu alt ucunda " Barrett " diye adlandırılan bir özel yara gelişmiş ise işte bu durum kanser habercisi bir durumdur ve reflü cerrahi olarak derhal tedavi edilmelidir ki kanser gelişimi riski ortadan tamamen kaldırılamasa da azaltılabilsin . Artık çok iyi biliyoruz ki; hangi nedenden olursa olsun mide kapsamının yukarıya yutma borusunun içine doğru fazla miktarda kaçması ve bu durumun uzun sürdüğü olguların % 5 - 15´e yakınında Barrett dediğimiz durum gelişebilmektedir. Barrett denilen doku farklılaşması yutma borusu alt ucundaki hücrelerin barsak tipi hücrelere dönüşümü demektir ve bu aslında sürekli tahriş olmaya karşı bir savunma mekanizmasıdır.Tıpda bu hücre farklılaşmasına " intestinal metaplazi " denilmektedir. Bu durum ilk olarak Norman Barrett isimli bir İngiliz cerrah tarafından 1950 yılında tanımlandığı için onun adı ile anılmaktadır. Barrett her tedavi edilmemiş reflü hastasında oluşagelebilir ancak sigara içiyor olmak, ileri yaş, şişmanlık, beyaz ırka mensup olmak, birinci derece akrabada Barrett veya yutma borusu alt ucu kanseri hikayesi olmak, çok eski reflü hastası ve erkek olmak Barrett olasılığını arttıran durumlardır.
Barrett genellikle 40 yaş civarı ortaya çıkmaktadır ve dolayısı ile daha gençlerde saptanırsa tedavisi daha ivedidir.
Erkeklerde kadınlara oranla 2 misli fazla görünür
KOMPLİKE REFLÜ ALARMLARI !
- Yutkunma güçlüğü
- Ağrılı yutkunma
- Kusma
- Kanama
- Demir eksikliği anemisi gelişmesi
- Erken doyma
- Kilo kaybı
Mide Hastalıkları hakkında bilmek istediğiniz tüm bilgiler burada
Burada verdiğimiz bilginin doktorunuz tarafından yapılacak önerilerin yerine geçmediğini hatırlatmak isteriz.